Her şeyi tek, sesini çift görüyorum
Bu saatler sarhoşluk saatleri
Tek balkonlu, tek odalı, tek pencereli evi
Rahatsız olursun diye fısıltıyla izliyorum
Kapı açık da kapı kadar eşiği
Cesaretin ne olduğunu konuştuk hatırlıyorum
Evin içi nasıl, cesaretin varsa anlatsana
Özlem dolu nefreti babanla aranda
Avutuyor hangi köşe, kaç şişeyle soruyorum
Anla, girmeye aklım ermedi basıp pervaza
Defalarca göster kapıyı, mucizeye inanmıyorum
Sende inanmazdın dışarıda sabahlasaydın
Bir de Musa’nın devrinde yaşasaydın
Denizin ikiye ayrılmadığını kimseye anlatamıyorum
Keşke sandalyeye nasıl oturacağımı anlatsaydın
Gel, birlikte babanın çöl ettiği yere fidanlar dikelim
Gidersin sonra, ben çınar olana kadar başlarında dikileyim
Kurusun ciğerim, suyu sırf toprağa vereyim
Git dersen deşeyim ufacık bir mezar
Üstelersen de içine yılanlar dikeyim