Yaramadığın kütüktüm

Avluda seni öpen dudaklarım vardı ya
Anca pazar günleri günahından arınır
Sızlanmadım kilise kapısına koysan da

Haza düşkün varlığın varlığımdan yakınır
Saatlerden o saat, vakitlerden bu vakit
Şuurum yüreğimi artık senden sakınır

Mürekkep harcamamış sevdama eski ahit
Oysa tembih etmiştim okunsun diye cehlin
Kovduğum zahitlere tercümanlarım şahit

Erittiğim ayazı müjdelemedi fecrin
Denedim karanlığı dişlerimle kazmayı
Okşadığın umuttu, kahpeliğine estin

Sayende olamadım yaşıtların akranı
Ciğerdeki dumanı öde mahşerden önce
Boynuna kendin düşür bilediğim baltayı

Başlarsan namaza leş koksun yattığın secde
Parçaladım silmekten, geçmedi kahpe leken
Çıkmaz mısın aklımdan mezarımı eşsem de

Ben kahrımdan ölürken sen uzaklarda eğlen
İyice tekmelesin sonra kapımı iffet
Yudum vermem sevgimden ayağımda gebersen

Sofraya buyur etti istemediğin işret
Unuturken cismini kalan yarım kadehti
Tökezledim, üstüne doldurduğundan mihnet

Dolaşalım seninle, açayım mahzenimi
Tenhadır, çığlıkları fıçılarla düzmüştüm
İstersen duymayı iç en pahalı derdimi

Ahlaksızdı sokaklar, rüyalarında sürttüm
Kalabalık çekemem, gına geldi âdemden
Ekmektir niyetine uykumu sana böldüm

Aşk kırıntılarını kemirdim yere düşen
Bakma gürlediğime cılızdır duruşum da
Bileğim ince ama sağ çıktım özleminden



Posted

in

Tags: